Cumhurbaşkanı çay fiyatına zam istemiyor

Rize Ticaret Borsasını ziyaret eden Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Rize Milletvekili Hayati Yazıcı, yaklaşan yaş çay sezonu öncesi Rize Ticaret Borsasının kuru çaya zam yapılması yönündeki talebine Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından sıcak bakılmadığını, gündemlerinde çaya zam konusunun bulunmadığını açıkladı.

Çayla İlgili Sorunlar Yazıcı’ya Anlatıldı
AK Parti Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Rize Milletvekili Hayati Yazıcı Rize Ticaret Borsası’nı ziyaret ederek, Borsa Başkanı Mehmet Erdoğan, Meclis Başkanı Resul Okumuş, meclis üyeleri ve sektör temsilcileriyle toplantıda bir araya geldi.
Toplantıda Rize, borsa çalışmaları ve çay sektörünü hakkında bilgi veren Erdoğan, “Özellikle şehrimizin ekonomiyle ilgili tek girdisi olan çay sektörü hakkında borsamızın hazırladığı raporları takdim etmek istiyorum. Raporlarda çay sektörünün sorunları ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerileri detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Bu sorunların çözümüne ilişkin sizlerden yardımlarınızı bekliyoruz. Sayın vekilim 2019 çay sezonunun 10 Mayıs itibariyle başlayacağını tahmin ediyoruz. Çay sektörü Temmuz ayından sonraki ekonomik bunalımdan en çok etkilenen sektörlerden biridir. Bizler çaya zam yapmayıp enflasyonla topyekûn mücadele kapsamında devletimize destek verdik. Ama en kısa zamanda sektörün bu ekonomik kötü gidişattan daha fazla etkilenmemesi için önlemler alınması gerekmektedir. Konuyla ilgili desteklerinizi bekliyoruz” dedi.

Çay İçin Üç Proje

Çay sektöründe yaşanan bu ekonomik sorunların aşılması için üç önemli projeleri olduğunu ifade eden Erdoğan, “Birincisi topraktan bardağa tüm çay sektörünü kontrol altına alacak bir Çay Kanunu’nun çıkarılması gerekmektedir. İkincisi 2019 yılında yaş çaya zam yapılmasın onun yerine 13 kuruşluk destekleme pirimi 59 kuruşa çıkarılsın. Böylelikle Çaykur’un zararı önlenmiş, özel sektörde zarar etmemiş, devletimizin üzerinden yük kalkar ve üreticinin cebine aynı para girmiş olur. Üçüncü projemiz ise çayın temel gıda statüsünde KDV oranının %1’e indirilmesidir. Bu konularda desteklerinizi bekliyoruz” dedi.
Ayrıca Erdoğan, Rizemizin çehresini değiştirecek, ilimizi cazibe merkezi haline getirecek Çay Çarşısı Projemiz Cumhurbaşkanımız tarafından onaylandı. En kısa zamanda bir imza töreniyle bunun duyurularını yapıp temel atma törenini gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Bu konuda projemize verdiğiniz desteklerden dolayı sizlere teşekkür ediyorum” dedi.

Çayla İlgili Her Şey Bizim İçin Önemlidir

Çayla ilgili önerileri önemsediklerini ifade eden Yazıcı, “Çay konusunda Rize Ticaret Borsası uzman bir kurumdur. Bize sunmuş olduğunuz raporları aldık. Cumhurbaşkanımıza ve ilgili kurumlara raporlarımızı ileteceğiz. Sizlerin bize sunmuş olduğunuz önerileri ilgili kurumlar nezdinde takip edeceğiz. Çaya zam talebi konusunda Cumhurbaşkanımızın mesafeli bir duruşu vardır. Çünkü Maliye Bakanımız tarafından çaya yapılacak zammın enflasyonun artışına etki edeceği bildirilmiştir. O yüzden gündemimizde çaya zam uygulaması bulunmamaktadır. Çay tabi ilimizin yegane geçim kaynağı olduğu için onunla ilgili her şey bizleri çok ilgilendiriyor. Gübre konusunda fiyatlara gelen zamla ilgili bir şey yapamadık. Çay Kanunu’na gelince Ticaret Odamızla birlikte Tarım ve Orman Bakanı’yla bir görüşme yapın ve kendisine konuyu iletin. Tabi hükümetimiz herkesin bildiği üzere ekonomide serbest piyasa modelini uygulamaktadır. Dolayısıyla çıkaracağınız kanun bu modelin ilkelerine ters düşmeyecek şekilde hazırlanmalıdır” dedi.

Seçimlerde Rizelilerden destek beklediklerini söyleyen Yazıcı, “Ülkemizde 17 yıldır tek başına bir iktidar var. Ve ülkeyi en uzun süre bir Rizeli yönetmektedir. Rizelilerden bu bilinçle seçimlerde destek istiyorum. Seçimlerden Rize’nin birinci çıkmasını istiyoruz” dedi.

RİZE’NİN SEÇİMİ

RİZE’NİN SEÇİMİ

Seçime 12 gün kaldı. Büyükşehirlerde yarış tüm hızıyla sürerken Rize’de birkaç ilçe dışında geçen yıllara nazaran seçim atmosferine henüz girilebilmiş değil. Ağır ekonomik kriz nedeniyle vatandaş adeta burnundan soluyor, dokunan bin ah işitiyor. Öte yandan seçimi var olma-yok olma meselesine dönüştürüp, işsizliği, yoksulluğu, hayat pahalılığını unutturmaya çalışan iktidar cenahında ittifak partileri arasında tam bir uyum olmadığı görülüyor. Cumhurbaşkanı’nın baba ocağında aday çıkarmamasına rağmen MHP, il merkezinde belediye meclisi için aday liste çıkardı. Çayeli, Derepazarı ve İkizdere gibi ilçelerde ise belediye başkanlığını kazanabilecek şekilde iddialı adayları var.
67 bin seçmeni olan il merkezinde Ak Parti’nin belediye başkanlığını kaybetmesi gibi bir sürpriz beklemek hayalcilik olur ama belediye meclisinde ilginç sonuç beklenebilir. Ak Parti’nin başkan adayı Rahmi Metin, sevilen, halkla ilişkileri sıcak ve sempati ile bakılan bir isim ve Ak Parti’nin gösterebileceği en uygun adaydı. Geçmişte il genel meclisi başkanlığı yaptığı 10 yıla yakın süreçte hiçbir şaibeye adı karışmamış, alengirli işlere girmediği için partisinden ihraç edilme noktasına dahi gelmişti. Metin’in kişisel olarak bakıldığında temiz bir geçmişe sahip olması, liyakat esaslı adil bir yönetim ortaya koyabilmek için yeter şart değil. Çünkü, Rize Belediyesini belediye başkanından çok, kendi istekleri doğrultusunda kararlar alıp uygulayan müteahhitler yönetiyor. Belediye halkın belediyesi olmaktan çıkmış, müteahhitlerin belediyesi haline gelmiş durumda. Rahmi Metin belediye başkanı seçilecek ama şehr-ül emin olabilmesi, belediye başkanlığı yapabilmesi, Rize Belediyesini halkın belediyesi haline getirebilmesi imkansız. Bu durumda partisi ile ipleri koparması gerekecek ki, partisi onu ihraç ettiğinde bile kendisine yapılan haksızlığa ‘eyvallah’ deyip bir kenarda sıra bekleyen birinden böyle bir yönetim anlayışı beklemek fazla iyimserlik olur. Nitekim, belediye meclisi aday listesine baktığımızda yüzde 50’sinin 2014’te Kasap’ın listesinden seçilenler olduğunu, Rahmi Metin’in birkaç iş ortağı ve yakın arkadaşı dışında listeye müdahil olamadığını görüyoruz. Aynı meclis üyeleri ile farklı bir yönetim pek mümkün görünmüyor.
Ak Parti dışında ittifak ortağı MHP ile birlikte CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi yüzde 10’u geçerek meclise girme mücadelesi veriyor. Barem, 5 bin 500 – 6 bin olacak gibi. Bu seçimde 5 partili, renkli bir belediye meclisi tablosu ortaya çıkabilir.

AK PARTİ KRİZ İÇERİSİNDE

Ak Parti ülke genelinde yaşadığı yönetememe krizini Rize’de de fazlasıyla yaşıyor. Aday belirleme sürecinde, listelerin oluşturulmasında doğrudan müdahil olan Milletvekili Muhammed Avcı ve onun il başkanı İshak Alim, kaybedilecek her belediyenin sorumlusu olarak başarısızlığın faturasını ödeyecekler. Gittiği ilçelerde küskünlerin tepkisinden bunalan Avcı, önceki gün sosyal medya hesabından sıkıntısını ifade etti. Adaletle davrandığı için bazılarının memnun olmadığını ifade eden Avcı, ne olursa olsun adaletten ayrılmayacağını söylüyor. Adaletsizliğin odağı haline gelmiş olan Ak Parti’de Avcı’nın adalet vurgusu ne kadar karşılık bulur, kaybedilen belediyelerin sorumluluğunu ne kadar hafifletir, bilinmez.

AK PARTİ’NİN SIKINTILI OLDUĞU İLÇELER

Fındıklı ile Ardeşen’i CHP, Derepazarı ve İkizdere’yi MHP’nin kazanma şansı yüksek. Çamlıhemşin’de de bağımsız aday iddialı. Çayeli ilçesi ve Muradiye beldesinde de MHP iddialı şekilde seçime gidiyor. Kalkandere’de ise Saadet Partisi 2014’te olduğu gibi yeni bir sürprize hazırlanıyor.

Ağır ekonomik krizle bunalan vatandaş, ülkeyi yok olmanın eşiğine getirmiş olan Ak Parti’ye “Buyur, yok etmeye devam et” demeyecek gibi görünüyor.

Çamlıhemşin’de hukuk yok mu?

Çamlıhemşin’de 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimler öncesi belediyenin alelacele yol yapımı için izinsiz olarak vatandaşların arazisine dalması tepki çekti.

Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı Yağmurlu Mahallesinde çay bahçesi olan arazisine belediyenin iş makinası ile girerek yol açma çalışmasını kendi çektiği video ile belgeleyen Ömer Aydınoğlu, kamulaştırma yapılmadan, kendisinden izin alınmadan arazisinin tarumar edilmesine tepki gösterdi. “Çamlıhemşin’de hukuk yok mu?” diye soran Aydınoğlu, 31 Mart seçimleri öncesi 3-5 oy için belediyenin birkaç eve özel yol yapmak üzere kendi arazisini izinsiz ve kamulaştırma yapmaksızın talan ettiğini öne sürdü.

Parti bayrağı asarken akıma kapılan genç kurtarılamadı

Rize’nin Derepazarı ilçesinde siyasi parti bayrağı asmak için çıktığı elektrik direğinde akıma kapılarak ağır yaralanan Ak Parti Gençlik Kolu üyesi Selman Çelik, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Derepazarı ilçesi Fıçıcılar Mahallesi’nde geçtiğimiz pazartesi günü Ak Parti bayrağı asmak için çıktığı elektrik direğinde akıma kapılarak yere düşen Selman (Muhammet) Çelik (22), kaldırıldığı hastanede 4 günlük yaşam mücadelesini kaybetti.

AK Parti Gençlik Kolları mensubu olan Selman Çelik, 31 Mart yerel seçimleri öncesinde parti bayrağı asmak için elektrik direğine çıkmış ve bu sırada akıma kapılarak yere düşmüştü. Olay yerine gelen ambulansla Rize Devlet Hastanesine kaldırılan Çelik, yapılan ilk müdahalenin ardından Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmişti. Yoğun bakım ünitesinde tedavisine devam edilen 22 yaşındaki Selman Çelik, bugün hayatını kaybetti.

ÇAYKUR’DAN VARLIK FONU AÇIKLAMASI

Türkiye Varlık Fonu’nun satışa açılmasından sonra, ÇAYKUR’un özelleştirilmesi konusunda yöre insanın tepkisi üzerine, ÇAYKUR’dan Türkiye Varlık Fonu açıklaması geldi.

Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklama şu şekilde:

09.07.2013 tarih ve 28702 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yatırım Fonlarına ilişkin esaslar tebliğinin bazı maddelerinde 12.03.2019 tarih 3071 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan tebliğle değişiklik yapılmıştır.

Bu tebliğin 2. maddesiyle Türkiye Varlık Fonu hakkında bir düzenlemeye gidilmiştir. Söz konusu düzenleme yatırım fonlarının kuruluş ve işleyişini düzenleyen Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliğine tabi kuruluşlara Türkiye Varlık Fonu’nun da dahil edilmesi sonucunu doğurmuştur.  

Bu değişiklik Türkiye Varlık Fonu ve Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi’nin işleyişine dair olup, Teşekkülümüzün (ÇAYKUR) işleyişine doğrudan bir etkisi bulunmamaktadır. Ayrıca bu düzenleme doğrudan Türkiye Varlık Fonu’nu ilgilendiren özel bir değişiklik değil, bütün Fon Kuruluşlarını ilgilendiren bir durumdur.

Türkiye Varlık Fonu ülkemizin ekonomik istikrarının arttırılması ve kalkınmasına katkı sağlamak, kamuya ait olan varlıkların daha etkin ve verimli bir şekilde yönetmek, mevcut kamu varlığına değer katarak gelecek nesiller için daha güçlü bir Türkiye hazırlamak amacıyla kurulmuş bir yapıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur”.

TÜRK SAĞLIK SEN 14 MART TIP BAYRAMI MESAJI

Türk Sağlık Sen Rize Şube Başkanı Yaşar Türüt 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle birtakım açıklamalarda bulundu.

Yaşar Türüt yapmış olduğu açıklamada; “tıpçıların 14 Mart Tıp Bayramını bayram tadında kutlamaya hasret kaldıklarını mobbing ve şiddetten en fazla mağdur olanların sağlık emekçileri olduğunu, her 30 dakikada bir sağlık çalışanının şiddete maruz kaldığını” kaydetti. Ayrıca ülkemizdeki sağlık personellerin maruz kaldığı şiddete dikkat çeken Türüt, “Doktorların kafasına kaldırım taşları atıldığı, hastanelerin basıldığı ve şiddetin cinayete dönüşmeye başladığı bir çalışma ortamı mevcuttur. Bazı düzenlemeler ile önlemler alınmak istenmişse de bunların yetersiz olduğu ortadadır. Bu nedenle acil bir şekilde sağlıkta şiddete istisnasız tutuklu yargılama gelmeli, sağlık kurum ve kuruluşları sıfır toleranslı alan ilan edilerek burada işlenen suçların ertelenmesi veya paraya dönüştürülmesine son verilmeli ve şiddet uygulayanlara acil haller dışında belli bir süre paralı sağlık hizmeti uygulaması hayata geçirilmelidir” dedi.

Türüt’ün açıklamalarının satır başları şu şekilde;

“Bir başka bela olan mobbingin önüne geçilmelidir. Özellikle idarecilerin yaptıkları baskılara bir son verilmelidir. Bu konuda yapılacak en doğru iş de kamuda ehliyet ve liyakate dayalı, adaleti esas alan bir yönetim sistemi oluşturmaktır.

Aşırı iş yükü sağlık çalışanlarının çalışma, aile ve sosyal hayatlarının zorlaştıran bir diğer sorundur. Bu konuda planlı bir istihdam politikasına ihtiyaç olduğu açıktır.

Aile hayatına zarar veren bir diğer meselede sözleşmeli istihdamdır. Çalışanları eşinden ve çocuğundan ayrı bırakan, ailelerde huzuru bozan, yuvayı parçalayan bu uygulama bir an önce sonlandırılmalıdır. Tüm sağlık çalışanları kadrolu personel olarak istihdam edilmelidir.

Sağlık çalışanları mobbing, şiddet, yoğun iş yükü aile ve sosyal hayattan feragat gibi birçok sıkıntıya katlanarak devletinin emrinde milletine hizmet ederken, emeklerinin karşılığı bir nebze de olsa karşılanıyor mu diye sorarsanız buna vereceğimiz cevap ne yazık ki hayırdır.

Döner sermayeler sıfırlanmıştır. Çalışanlar sabit ek ödemeye mahkum edilmişlerdir. Bu durum tüm sağlık çalışanlarının ekonomilerinin büyük zarar görmesine neden olmuştur. Bu konuda başlattığımız dilekçe kampanyası sürmektedir. Tüm çalışanları döner sermaye mücadelemize katkı vermeye çağırıyoruz. Emeğimizin ve alınterimizin karşılığını almak için mücadelemizi her daim sürdüreceğiz.

Bunun yanı sıra 3600 ek gösterge, ek zam gibi temel ekonomik beklentilerimize de hala bir yanıt verilmiş değildir. Bu beklentilerimiz lütuf değil, bir haktır. Çünkü toplu sözleşmede enflasyon farkının bile gerisinde kalan bir zamma imza atılması kamu çalışanların bütçelerinde çok ciddi yaralar açmıştır. Bunların kapanması ve zararların telafisi için ek zam şarttır. Tüm çalışanların ek göstergeleri hakkaniyetli bir şekilde yükseltilmelidir.

Bir önceki 14 Marttan bugüne temel sorunlardan sadece yıpranma payı için küçük bir adım atılmıştır. Fiilen 9 yıla 1 yıl, geriye dönük çalışmanın dahil olmadığı ve tüm çalışanları kapsamayan bir yıpranma payı hayata geçmiştir. Beklentilerin çok uzağında kalan yıpranma payının çalışanlara bir faydası olması için mutlaka yeniden değerlendirilmesi şarttır.

Ülkemizde sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan 920 Bin çalışanın sorunları ve talepleri için bu 14 Martta somut adımlar ve yasal düzenlemeler görmek istemekteyiz. Çalışanlar sorunlar yumağı içerisinde çalışanlar bırakılmamalı. Hamaset dolu sözlerle 14 Mart geçiştirilmemelidir.

Biz icraat istiyoruz. Sağlık çalışanları ağız tadıyla güzel bayramlara merhaba desin diyoruz.

Tarihi önemi ve düşmana karşı asil duruşu ile bize her şartta ve zamanda kutlayacağımız 14 Mart Tıp Bayramının tüm sağlık çalışanlarına kutlu olmasını diliyor, Millet olarak hepimizin daha huzurlu, aydınlık 14 Martlara ve yarınlara ulaşmamızı temenni ediyoruz”.

 

VARLIK FONU SATIŞA AÇILDI

Resmi Gazete’de yer alan Sermaya Piyasası Kurulu tebliğiyle Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği’nde yapılan değişiklikle Türkiye Varlık Fonu, yapılan değişiklikle ‘Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği’ kapsamına alındı.

ÇAYKUR’un içinde bulunduğu Türkiye Varlık Fonu, yapılan değişiklikle Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği kapsamına alındı. Resmi Gazete’de; “9/7/2013 tarihli ve 28702 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği’nin (III-52.1) 15 inci maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir” tebliğinde, “Kurucu ve/veya yönetici tarafından katılma paylarının fon adına alım satımı esastır. Kurucu, fonun katılma paylarını kendi portföyüne dahil edebilir ve katılma paylarının satışına başlanmadan önce kurucu ve/veya yönetici tarafından fona avans tahsis edilebilir” değişikliği yer aldı.

Sermaya Piyasası Kurulu’nun değişikliğe ilişkin tebliğinde: “Merkez Bankası, Hazine ve Maliye Bakanlığı, ipotek finansmanı kuruluşları ve Türkiye Varlık Fonu tarafından ihraç edilen para ve sermaye piyasası araçları için bu fıkrada yer alan sınırlamalar uygulanmaz. Ancak bu bent kapsamında tek bir varlığa yapılan yatırım, fon toplam değerinin yüzde 35’ini aşamaz” değişikliği de yer aldı.

Sermaye Piyasası Kurulu’nun tebliğiyle, 24. maddesine eklenen fıkrada ise; “Kurul, fon türü bazında fon portföyüne alınacak varlık ve işlemlere ilişkin olarak bu tebliğde yer alan oranlardan farklı asgari ve/veya azami oranlar belirleyebilir” ibaresi yer aldı.

YERLİ TOHUM MİLLİ TARIM

Hüseyin Yardımcı İlkokulu öğretmenleri Emine Kalender ve Hümeyra Kaya, okul bahçesinde öğrencileriyle birlikte küçük çapta başlattıkları, “Yerli Tohum Milli Tarım” projelerini velilerin de katılımıyla büyüterek bütün okula ve çevre sakinlerine yaymayı başardılar.

Tarım İl Müdürlüğünün de destek verdiği projede, tohumların nereden toplandığı ve kaç yıllık oldukları tespit edilerek tasnif edildi.

Proje kapsamında, köylerinde, mahallelerinde geleneksel yöntemlerle ve yerli tohumlarla tarım yapan velilerden de destek alındı. Toplanan tohumlar arasında 200 yıldır genleriyle oynanmamış tohumların olması, yerli tohumculuk açısından ümit vericiydi.

Yaklaşık 500 veliden toplanan yerli ve organik tohumlarla bir taraftan okul bahçesinde uygulama yaparken, diğer taraftan da projeye katılan velilerin bahçelerinde ekim yapılacak. Ekim yapan veliler, tohum bankasından aldıkları tohumların iki katı kadar tohumu, hasat sonrasında tohum bankasına iade edecek. Bu şekilde proje daha da yaygınlaşırken, tohum bankası da zengin hale gelmiş olacak. Burada toprağını ilk kez ekenlere öncelik verilecektir.

İlk aşamada, okul bahçesinin öğrenciler tarafından kullanılmayan bir bölümüne DSİ’den getirilen toprak ile veliler tarafından getirilen organik gübre karıştırılarak, organik tarım proje alanı oluşturuldu.

Projeyle amaçlanan; köyden şehre göçle başlayan, tarım toplumundan uzaklaşma sonucunda, ekilip dikilmeyen tarım arazilerinin yeniden üretime kazandırılmasıdır. Ayrıca yerli tohum üretimine katkı sağlayarak organik tarımı destekleme ve GDO’lu ürünlerin sofralarımızdan azaltılmasıdır.

Projeyle ilgili Rize Valiliği, Rize Milli Eğitim Müdürlüğü ve Tarım il Müdürlüğüyle görüşülerek, projenin tüm Rize’de yaygınlaştırılması amaçlanmaktadır.

Ardeşenlilere terörist benzetmesi yapan Avcı’ya Millet tepkisi

31 Mart Yerel Seçimlerine sayılı günler kala siyasetin dili sertleşmeye başlarken, kaybetme telaşına kapılan Ak Partili siyasetçiler son çare olarak terörden medet umar hale geldi. Rize Milletvekili Muhammed Avcı, Ak Parti’ye oy vermeyecek olan Ardeşenlileri terörizme hizmet etmekle suçladı. Avcı, karşılarında olanları terör parantezine alarak bunun teşkilat mensuplarınca halka çok iyi anlatılması gerektiğini söyledi.

MİLLET İTTIFAKINDAN AVCI’YA TEPKİ: ÖZÜR DİLE

Ak Parti Rize Milletvekili Muhammed Avcı’nın Ardeşen’deki aday tanıtım toplantısında sarfettiği sözlere tepki gösteren Millet İttifakının temsilcileri, 31 Mart’ta bir yerel seçim yapılacağını hatırlatarak, Ardeşenlileri terörist ilan eden Avcı’nın Ardeşen halkından özür dilemesini istedi.

PKK ile FETÖ ile IŞİD ile kimlerin kol kola yürüdüğünü bütün Türkiye’nin, Rize ve Ardeşen halkının çok iyi bildiği belirtilirken, Ak Parti’nin kaybetme psikolojisine girdiği ve Muhammed Avcı’nın sözlerinin bunu yansıttığı ifade edildi.

CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, Ardeşen İlçe Başkanı Tahsin Ocaklı ve İYİ Parti Rize İl Başkanı Ayşegül Akyıldız Özyanık, yaptıkları açıklamalarla yerel seçimi savaş havasına sokarak halkı birbirine düşürmeye çalışan Avcı’nın Ardeşen halkından özür dilemesini istediler.

YENİ TEKNOLOJİLERE AÇIK BİR ŞEHİR FORMU OLUŞTURACAĞIZ

Saadet Partisi Rize Belediye Başkan Adayı Av. Muhammet Kaçar mahalle ziyaretlerine devam ediyor.

Yeniköy Mahallesi’nde esnaf ve mahalleliyle hem sohbet eden hem de sıkıntılarını dinleyen Kaçar planlama ve imar uygulamalarına değindi.

“Doğru planlama ve imar uygulamaları olmadan sağlıklı bir şehir altyapısı inşa edilemez.” diyen Kaçar, “Doğru bir imar ve planlama faaliyeti ile birlikte altyapısı sağlıklı bir şehir kuracağız. Doğal afetlere dayanıklı bir şehir planlarken aynı zamanda güçlü bir bilişim altyapısı da sağlayacağız. Su, kanalizasyon, yol, kaldırım ve benzeri kentsel ihtiyaçların bütününü Rizelilere sağlıklı bir şekilde sunan altyapı anlayışı ile birlikte yeni teknolojilere açık bir şehir formu oluşturacağız.” dedi.

Şehirdeki imar faaliyetlerinin planlanmasında akademisyenler ve diğer kentsel aktörlerin yanı sıra faaliyetin yapılacağı alanlarda yaşayan insanların da bulunacağı danışma kurulları oluşturulacağını belirten Av. Muhammet Kaçar, “Uzun dönemli ihtiyaçlara göre şekillenen, tarihi ve coğrafi dokuyu dikkate alan ve gelecek nesillerin ihtiyaçlarını göz önünde tutan çalışmalar yapacağız.” diye ekledi.

1 2 3 37