M.REFİK SOBA YAZDI: GERÇEK SILANIZ DÜNDE SAKLIDIR

GERÇEK SILANIZ DÜNDE SAKLIDIR

Başka başka rasat edelim biz bu hayatı.
İlginçlikler olsun her kalem çizgisinde,
sayfalar aynı olmasın,
yüreklere vursun tüm kelimeler,
zihinler açılsın bilginin gölgesinde.

Düşünün!
Bugün buradasınız,
bu evrende,
ya da daha minimize ederek diyelim!
bu dünyada!

Evet doğrudur bugün buradasınız.
Peki dün neredeydiniz?

Evet dostlar,
klasik manada, bir “Neredeydiniz?” sorusu değil bu,
o zaman düşüncenin zincirleri kırılmalı,
uçlara uçlara koşmalı,
belki ardı ardına setler aşarız.

Sonsuz bir yarın! ya da yarınlar kavramı hayatınıza ve zihninize nasıl ki oturmuş ve kabul görmüşse,
bunun sebebi,bugün ki nesnel varlığınızın öznel kimliğinizle buluşmasındandır.
Elbette ki bunu anlıyabiliyorum,
yani sonsuz yarınlar ya da güzel günler beklentisine yönelik düşünsel alışkanlıklarınız, zihninizde müsait halde beslenir durumdadır.
Elbette ki bunda haklısınız,aynı zamanda doğru bir bakış açısıdır.

Nitekim,yazımın başında tavsiye ettiğim bakış açısını doyuracak hiç bir sıradışılık maalesef karalayamadık.
O zaman sonra ki bölümlerimizde yazının girizgahına uygun konseptle başlayalım.
Nasıl mı?
Mesela! Hani sonsuz yarınlar demiştik ya şuana kadar,
peki sonsuz “Dün” ! neden diyemiyoruz ya da demiyoruz? Oysa ben dünü hep önemsiyorum.Siz de önemseyin.

Bugün!sonsuz yarınlara yolculuk etmekten vazgeçmediğimiz gibi,sonsuz dün,e yolculuk etmemizi engelleyen şey nedir?
O zaman, sonsuz düne doğru bir yolculuğa çıksak ve bugün hayatınızda var bildiklerinizin,
teker teker bir kayboluşa boyun eğmek zorunda kaldıklarını,pekala göreceksiniz.

Daha da ileri giderek,
seninle birlikte ata ya da atalarınız diye bildikleriniz sırasıyla sonsuz dün,e doğru yolculuk ettiğinizde,
hiç bir zaman yaratılmamış gerçeği ile yüzleştiğinizi göreceksiniz.

Doyurucu ve anlaşılması açısından misallerle gitmek istiyorum.
Bugün,oğlunuzun varlığı,bir düne doğru yolculuğu sırasında artık hayatınızdan çıkmış olduğunu göreceksiniz.
Düne doğru olan yolculuğunuza devam ettiğinizde yok olma sırasına,kendinizin girdiğini de göreceksiniz.
Bu silsile! artık, sizi ortadan kaldırdığı gibi,sıranın babanız ya da atalarınıza geldiğini teyit eder.
En sonunda,bu yokluğu ya da kayboluşu onlar da elbette ki tadarlar.

Esasında bu yolculuk gerçek bir yolculuktur.
Çünkü! teyit edilmiş yani bugüne bir gelişiniz vardır ki düne doğru bir dönüşünüz gerçekçi olsun.
Ve dün denilen şey hayatın gerçek sağlamasıdır.

Evet sevgili dostlar,
esasında zor olan yarınlara yolculuktur.
Dün dediğimiz kavram ise,zaten geldiğimiz yer ve zamanın dökümüdür.
Evet dünümüzü biliyoruz,ki insan bildiği yere daha kolay geri dönebilir.

Kafanız karışmıştır,farkındayım.
Lakin,kaleme dökmek istediğimi bundan daha başka yazamıyorum.

Biraz daha erken davranarak anlatmak istediğim,
bugün buradasınız,doğrudur!
Nitekim!doğmadan,yaratılmadan,var olmadan ya da bedeniniz nesnellik kazanmamışken,NEREDEYDİNİZ ?
Şunu diyebilirsiniz belkide,biz zaten yoktuk ya da yaratılmamıştık,
gibi çok kolay cevaplar verme imkanınız elbette ki vardır.
Evet böyle diyebilirsiniz.
Lakin,cevap asla yerine oturmaz ve anlamda bulamaz.
Oysa tüm bu yolculuk, sizi yokluğa ya da yaratılmamışlığa götürmüyor.
Esasında tüm bu yolculuk,sizi vatanınıza,sılaya ve özlüğün merkezine götüren derin bir yolculuktur.

Dün,ler bilindiğinde geleceğin gerçekçi olmadığını anlarsınız.
Çünkü,
gelecek dediğimiz şey dünün içinde saklıdır.

Bugün,
çocuklarınız sizin değildir.
Bugün,
anneniz sizin değildir.
Bugün,
babanızda sizin değildir.
Şayet,
çok insaflı bakarsanız,
hiçbir şeyin sizin olmadığını,
düne doğru yapacağanız bir yolculukta
bunu öğrenme şansınız muhakkak olacaktır.
Siz bile sizin değilken,
geçici olanların size ait olduğunu iddia edemessiniz.

M.REFİK SOBA

Takip et ve Paylaş:
Follow by Email
Facebook
Google+
http://haberize.net/m-refik-soba-yazdi-gercek-silaniz-dunde-saklidir/
Instagram

One comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir